
Alanya Kızıl Kule:
Selçuklu’dan Günümüze Alanya’nın Tarihi Simgesi
Alanya
denildiğinde akla gelen en önemli tarihi yapılardan biri hiç şüphesiz Kızıl
Kule’dir. Akdeniz kıyısında, Alanya Limanı’nın hemen yanında yükselen bu
görkemli yapı; tarihi, mimarisi ve bulunduğu konumuyla şehrin en önemli
simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Yüzyıllardır
Alanya’nın siluetinin ayrılmaz bir parçası olan Kızıl Kule, Anadolu Selçuklu
döneminin günümüze ulaşan dikkat çekici savunma yapılarından biridir.
Kızıl Kule’nin Tarihi
Kızıl Kule, Anadolu
Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından 1226 yılında
yaptırılmıştır. Yapının mimarı, Halep’ten getirilen yapı ustası Ebu Ali Reha
el Kettani olarak belirtilmektedir. Kulenin temel amacı Alanya Limanı’nı,
tersaneyi ve Alanya Kalesi’ni denizden gelebilecek saldırılara karşı korumaktı.
Alanya,
Alaeddin Keykubad döneminde Selçuklular açısından önemli bir liman ve yönetim
merkezi hâline gelmiştir. Sultan, Alanya Kalesi’ni 13. yüzyılda ele geçirdikten
sonra bölgede önemli imar faaliyetleri gerçekleştirmiştir. Kızıl Kule de bu
dönemin Alanya’ya kazandırdığı en değerli yapılardan biridir.
Neden “Kızıl Kule” Deniliyor?
Kulenin üst
bölümlerinde kullanılan kırmızı tuğlalar, yapıya karakteristik
görünümünü kazandırmış ve zaman içerisinde “Kızıl Kule” adıyla anılmasını
sağlamıştır. Alt bölümlerde ise kesme kireç taşı ve farklı taş malzemeler
kullanılmıştır.
Bugün
kırmızı tonlarıyla Alanya Limanı'nın hemen yanında yükselen kule, şehrin en
kolay tanınan tarihi yapılarından biridir.
Kızıl Kule’nin Mimari Özellikleri
Kızıl Kule, sekizgen
planlı etkileyici bir savunma yapısıdır. Yaklaşık 29 metre çapında ve 33
metre yüksekliğindedir. Beş katlı yapının dışarıdan sade görünen mimarisine
karşılık iç bölümleri oldukça karmaşık bir plana sahiptir.
Kulenin
cephelerinde savunma amacıyla kullanılan çok sayıda mazgal penceresi ve açıklık
bulunmaktadır. Alanya Belediyesi'nin verdiği bilgilere göre yapıda 56 mazgal
penceresi, 22 savunma açıklığı ve 6 çörten yer almaktadır.
Bu
özellikler Kızıl Kule’nin yalnızca estetik bir yapı olmadığını, döneminin
askeri ihtiyaçları düşünülerek tasarlanmış güçlü bir savunma noktası olduğunu
göstermektedir.
Alanya Kalesi ve Tersane ile Bütünleşen Bir Yapı
Kızıl
Kule’yi özel kılan unsurlardan biri de çevresindeki tarihi yapılarla
oluşturduğu bütündür.
Alanya
Kalesi'nin yaklaşık 6,5 kilometre uzunluğundaki surları Kızıl Kule'den
başlayarak yarımadanın farklı noktalarını çevrelemekte ve tekrar Kızıl Kule
çevresine ulaşmaktadır. Yakınında bulunan tarihi Alanya Tersanesi ise
Selçukluların Akdeniz'deki denizcilik faaliyetlerinin önemli miraslarından
biridir.
Bu nedenle
Kızıl Kule, Alanya'nın Orta Çağ'daki savunma ve denizcilik sisteminin önemli
parçalarından biri olarak değerlendirilebilir.
Günümüzde Kızıl Kule
Yüzyıllar
boyunca Alanya Limanı'nı koruyan Kızıl Kule, günümüzde tarihi ve kültürel bir
ziyaret noktasıdır. Yapı Etnografya Müzesi olarak da kullanılmakta;
kulenin giriş ve birinci katlarında müze düzenlemeleri bulunmaktadır. Tarihi
yapı geçmişte çeşitli sergi ve kültür-sanat etkinliklerine de ev sahipliği
yapmıştır.
Kızıl
Kule'nin bulunduğu bölge aynı zamanda Alanya Limanı, tarihi tersane, kale
surları ve çevredeki yürüyüş alanlarıyla birlikte şehrin en dikkat çekici
turistik noktalarından biridir.
Alanya’nın Simgesi Kızıl Kule
Yaklaşık
sekiz asırdır ayakta duran Kızıl Kule, yalnızca tarihi bir savunma yapısı
değil, aynı zamanda Alanya'nın kültürel kimliğinin en güçlü sembollerinden
biridir.
Selçuklu
mimarisinin izlerini taşıyan sekizgen yapısı, kırmızı tuğlaları ve Akdeniz
kıyısındaki etkileyici konumuyla Kızıl Kule; Alanya'yı ziyaret eden yerli ve
yabancı turistlerin görmesi gereken başlıca tarihi yapılardan biridir.
Bugün modern
turizm şehri Alanya'nın merkezinde yükselen Kızıl Kule, şehrin yüzyıllara
uzanan tarihini günümüzle buluşturmaya devam etmektedir.